Türkiye’de konut ve kira fiyatları tartışılırken, iş dünyasından dikkat çeken bir değerlendirme geldi. Bloomberg HT’de yayımlanan “İş’te Zirve” programına katılan Engin Tuncer, konut biriktirmenin toplumsal ve ahlaki boyutuna dikkat çekti.
Tuncer, çok sayıda konuta sahip olmanın barınma hakkını zedelediğini savunarak, “Eğer bir insanın 20 tane, 50 tane, 100 tane dairesi varsa bu kul hakkına girer. Nereden girer? Çünkü insanların hem anayasal hak olarak hem de dinimizde barınma hakkı diye bir şey var. Siz gayrimenkul biriktirerek insanların barınma hakkını elinden alıyorsunuz.” ifadelerini kullandı.
Varlıklı kesimlerin projeler henüz aşama halindeyken konutları toplamasının fiyatları yukarı çektiğini belirten Tuncer, süreci “Siz o insanların daha uygun fiyatlarla ev alabilecekleri noktada, proje aşamasındayken, biriken kira gelirlerinizle o dairelere talep gösterdiğinizde fiyatlar katlanıyor. Teslimde fiyat iki misline, üç misline çıkıyor. Dolayısıyla gerçek ihtiyacı olan insanların satın almasını engelliyorsunuz.” sözleriyle anlattı.
Bu konutların daha sonra yüksek bedellerle kiraya verilmesinin de aynı zincirin devamı olduğunu vurgulayan Tuncer, sistemin dar gelirliyi dışarıda bıraktığını dile getirdi.
Siz kul hakkı diyorsunuz da 100 tane dairesi olan "Mülk Allah'ın biz emanetçiyiz" diyor.
Yani yüksek fiyatların tek sebebi yatırımcılar ve kul hakkına giriyorlar öyle mi? Corona zamanında, 3-4 kat arttırdığınız kolonya fiyatları caizdi ama..
100 dairesi olan adamda kirayı belirlerken sanki 2 dairesi varmış gibi davranıyor 100 evim var 3 kuruş daha ucuza kiraya vereyim diye düşünmüyor hiç