Efsane Değil Gerçek: Amazon’un Ortasında Kaynayan Nehir 91 Dereceyi Aşıyor!

Amazon ormanlarının ortasında, volkanlardan kilometrelerce uzakta yer alan Shanay-Timpishka, dünyanın en tuhaf ve en ürkütücü yerlerinden biri olarak kabul ediliyor. Nehirde ölçülen sıcaklıklar 80 ila 95 derece arasında değişiyor. İçine düşen canlıların saniyeler içinde hayatını kaybettiği kaydediliyor. Yerel halk yüzyıllardır varlığını biliyor, bilim dünyası ise hala açıklamakta zorlanıyor.

Kaynak

Amazon’un ortasında kaynayan nehir fikri, bilim insanlarını bile şaşkına çevirmiş durumda

Shanay-Timpishka, Peru Amazonları’nın derinliklerinde, volkanik hatlardan yüzlerce kilometre uzakta yer alıyor. Ölçülen sıcaklık değerleri 80 ile 95 derece arasında değişiyor, bazı noktalarda kaynama seviyesine ulaşıyor. Balıklar anında ölüyor, küçük hayvanlar saniyeler içinde yaşamını yitiriyor. Nehir çevresinde yaşayan topluluklar yüzyıllardır 'güneş tarafından kaynatılan nehir' anlamına gelen Shanay-Timpishka adını kullanıyor.

Bilim dünyası uzun süre volkanik kaynak aradı fakat bölgede aktif magma sistemi bulunmuyor. Araştırmalar sonucunda derin hidrotermal dolaşım sistemi ortaya kondu. 

Yağmur suları yer altındaki çatlaklardan kilometrelerce derine iniyor, jeotermal enerjiyle aşırı derecede ısınıyor ve yüzeye neredeyse kaynama noktasında çıkıyor. Isı kaynağı mevsimsel değil, sürekli ve derinlerden besleniyor.

Shanay-Timpishka çevresinde yaşam, kelimenin tam anlamıyla yok oluyor

Nehir, ekolojik açıdan da ölümcül etkiye sahip. Suda; balık, kabuklu canlı, böcek türü neredeyse hiç bulunmuyor. Amazon gibi biyolojik çeşitlilik açısından dünyanın en zengin bölgelerinden birinde, steril alan oluşmuş durumda. Nehir kenarına yaklaşan hayvanların hayatta kalma şansı bulunmuyor. Özellikle kurbağaların en sık rastlanan canlı kayıplar arasında yer aldığı aktarılıyor.

Toprak yapısı çatlamış, nem seven bitki türleri tamamen yok olmuş durumda. Orman dokusu içinde adeta yanmış alan görüntüsü veren parça parça bölgeler oluşuyor. Bilim insanları, Shanay-Timpishka çevresindeki ekosistemi 'biyolojik ölü bölge' olarak tanımlıyor.

Asháninka toplulukları, yüzyıllardır nehrin varlığını biliyor

Bilimsel araştırmalar başlamadan çok önce, yerel halk nehirle mesafeli ilişki kurmuş durumda. Günlük yaşamda saygı duyulan, ritüellerde adı geçen kutsal alan olarak görülüyor.

Jeolog Andrés Ruzo’nun bölgeye yaptığı keşif çalışmaları sayesinde nehir dünya gündemine taşındı. Ruzo, çocukluk hikayeleriyle büyüdüğü anlatının gerçek olduğunu sahada bizzat gözlemledi.

İlginizi çekebilir:

Volkanik Kaya İçinden Geçiyor! Japonya’nın 6,3 Milyar Dolarlık Tünel Projesi
Nükleere Dayanıklıydı! Soğuk Savaş Döneminden Kalma Sığınak Uçurumda Asılı Kaldı
İki Ülkeyi Birleştiren Sıra Dışı Köprü! Denize Girip Kayboluyor
İçeriğin Devamı İçin Tıklayın

Popüler İçerikler

Türk Bayrağına Yapılan Saldırının Ardından Adli Soruşturma Başlatıldı
Son 20 Yılın En Büyük Radyasyon Fırtınası: Güneş’te Patlama Oldu; Telefonlar Kapanabilir, İnternet Kesilebilir
Tenisteki Gururumuz Zeynep Sönmez Bir Kez Daha Tarih Yazdı, Avustralya Açık'ta 3. Tura Yükseldi