Duygusal zeka, kişinin kendi duygularını fark edebilmesi, onları doğru şekilde ifade edebilmesi ve başkalarının duygularını anlayarak buna uygun davranabilmesidir. Yani sadece 'empati' yapabilmek değildir. Kişinin duygusal zekası yüksek olduğu zaman, o duyguyla ne yapacağını da bilir.
Duygusal zekanın doğuştan gelen bir yönü olsa da büyük ölçüde öğrenilerek ve deneyimle gelişir. Özellikle çocuklukta atılan adımlar, ileriki yaşamı güçlü biçimde etkiler. Çocuklar, duygularını fark etmeyi öğrendiğinde, onları bastırmadığında, empati yapmayı öğrendiğinde, sorun çözme fırsatı sunulduğunda ve yargılanmadığında duygusal zekasını geliştirecektir.
Çocuklarda duygusal zekaya işaret eden diğer belirtiler ise şu şekilde;
Duygularını kelimelerle anlatabilmesi (örneğin “kızgınım” ya da “üzüldüm” diyebilmesi)
Başka çocukların üzgün veya mutlu olduğunu fark etmesi
Paylaşma, sırayla oynama gibi empati içeren davranışlar göstermesi
Öfkelendiğinde tamamen kontrolden çıkmadan sakinleşebilmesi
Hata yaptığında pişmanlık duyup telafi etmeye çalışması
Kuralları ve sınırları, duygusal tepkiler verse bile zamanla kabul edebilmesi