Bilim insanlarının yaptığı son çalışmalara göre Dünya'nın toplam kütlesinin yüzde altılık bir kısmı Güneş'imizin çok ötesinden geliyor. Biz de bu yazımızda bu konudan bahsediyoruz.
Bilim insanlarının yaptığı son çalışmalara göre Dünya'nın toplam kütlesinin yüzde altılık bir kısmı Güneş'imizin çok ötesinden geliyor. Biz de bu yazımızda bu konudan bahsediyoruz.
Asteroidin yüzeyinden ve altından çıkan değerli birkaç gram toprağın analizi, gezegenimizin ve tüm Güneş Sisteminin geçmişine dair yeni bazı içgörüler ortaya çıkardı.
Bu ekip özellikle çinko ve bakırın izotopik imzalarıyla ilgilendiler. Her kimyasal element, çekirdeğindeki nötron sayısına bağlı olarak birden fazla versiyona sahiptir. Bu durum elementlerin kimyasal özelliklerini değiştirmez ancak izotopların farklı kütleleri olduğu için fiziksel özelliklerini değiştirir. Ayrıca bazı izotoplar kararlı değildir; bir süre sonra bozulabilirler.
Asteroit ve gök taşı örneklerine gelince, bu parçalar bize sadece mevcut kompozisyonu anlatmakla kalmıyor aynı zamanda bu nesnelerin nasıl oluştuğunu da anlatıyor.
Bu durum, örneklerde amino asitlerin keşfi duyurulmadan önce tahmin edilen bir şeydi. Ivuna gök taşı 16 Aralık 1938'de Tanzanya'ya düştü ve karbonlu kondrit grubunun bir parçası olarak kaydedildi. Karbonlu kondrit olarak bilinen bu gök taşlarından Dünya'da sadece dokuz tane var ve bu da onları oldukça nadir yapıyor. Bu kaya parçalarının dış Güneş Sisteminde oluştuklarına ve sonradan içerilere doğru göç ettiklerine inanılıyor.
Bu nedenle araştırmacılar, başka bir türün tanıma daha iyi uyum sağlayıp sağlayamayacağını merak ettiler. Çinko ve bakır oluşumu, kaya parçaları türlerinin birbirlerinden oldukça farklı oldukları bir konu ve bu nedenle bilim insanları, kondrit türle bağlantıyı doğrulayan testi yapmak için bu elementleri seçtiler. Çinko imzası, gezegenimizin tarihi üzerinde etkileri olan başka bir ölçüm için de kullanılabilmekte.
Güneş'e daha yakın oluşan asteroidlerden gelen gök taşları Ryugu'dan farklı bir değere sahiptir ve Dünya, iki bölge arasında bir yerde bulunan bir yapı olarak farklı bir değere sahiptir. Bu bilgi ile yola çıkan araştırmacılar, Ryugu benzeri asteroidlerin Dünya'nın kütlesinin yaklaşık yüzde altısına katkıda bulunmuş olması gerektiğini tahmin ediyorlar.
Siz bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz? Yorumlarda buluşalım!