Doğumdan Sonra Edinilen Bu Alışkanlık Annelerde Depresyon Riskini 10 Yıla Kadar Azaltabiliyor

Doğum sonrası dönem, anneler için hem fiziksel hem de duygusal açıdan önemli bir uyum sürecini beraberinde getiriyor. Bu süreçte yaşanan hormonal değişimler, artan sorumluluklar ve yaşam düzenindeki dönüşüm, ruh sağlığı üzerinde belirleyici olabiliyor. Son dönemde yayımlanan bilimsel bir araştırma ise doğumdan sonra edinilen belirli bir alışkanlığın, annelerde depresyon riskini uzun yıllar boyunca azaltabileceğine işaret ediyor. Bulgular bu alışkanlığın yalnızca kısa vadede değil, doğumdan sonraki 10 yıla kadar uzanan bir dönemde ruh sağlığı üzerinde koruyucu etkiler sağlayabileceğini ortaya koyuyor.

Doğum sonrası dönem çoğu anne için hem fiziksel hem de duygusal olarak yorucu geçiyor.

Uykusuzluk, hormon değişimleri, yeni sorumluluklar derken “iyi hissetmiyorum” cümlesi oldukça yaygın. Ancak yeni bir araştırma, bu sürecin içinden çıkan bir alışkanlığın annelerin ruh sağlığı üzerinde uzun vadeli olumlu etkileri olabileceğini gösteriyor.

BMJ Open dergisinde yayımlanan küçük ölçekli bir çalışmaya göre, doğumdan sonra emziren annelerin depresyon ve anksiyete yaşama riski, emzirmeyenlere kıyasla yıllar boyunca daha düşük seyrediyor. Araştırmada, ikinci gebeliklerini yaşayan 168 annenin sağlık durumları doğumdan sonraki 3. ve 6. aylarda, ardından 2, 5 ve 10 yıl sonra takip edildi.

Katılımcılara hem fiziksel hem de ruhsal sağlıkları sorulurken, emzirip emzirmedikleri ve bu sürenin ne kadar devam ettiği de kaydedildi.

Annelerin yaklaşık dörtte üçü en az bir süre emzirdiğini belirtirken, bu grubun yalnızca yüzde 13’ünde 10 yıl sonra depresyon ya da anksiyete belirtileri görüldü. Buna karşılık, uzun vadede ruh hali sorunları yaşayan annelerin emzirme oranlarının daha düşük olduğu ya da emzirmeyi daha kısa süre sürdürdükleri dikkat çekti.

Araştırmacılar, emzirmenin hormonlar üzerindeki etkisi sayesinde anneyle bebek arasındaki bağı güçlendirdiğini ve bunun da ruh sağlığı üzerinde koruyucu bir rol oynayabileceğini vurguluyor. Elbette çalışmanın gözlemsel olduğu, yani kesin neden-sonuç ilişkisi kurmadığı da özellikle belirtiliyor.

Uzmanlar ayrıca her annenin emziremeyebileceğinin altını çiziyor. Fiziksel zorluklar, iş koşulları, yetersiz izinler, stres ya da geçmiş travmalar bu süreci zorlaştırabiliyor. Buna rağmen araştırmacılar, elde edilen bulguların emzirme desteğinin artırılması gerektiğine dair güçlü bir işaret olduğunu savunuyor.

İlginizi çekebilir:

Uygunsuz Bulundu! Bu İsimler Artık Koyulamıyor: O Ülkede 4 Bebek İsmi Yasaklandı
İki Yılda 416 Erkekle Buluştu, İlk Buluşmadaki Deneyimlerini Paylaştı: "Çiçek Alan Erkeğe Güvenmeyin"
Hepsi Farklı Cevaplar Verdi: Yapay Zekaya Göre İstanbul'da Yaşanacak En İyi Semtler Belli Oldu
İçeriğin Devamı İçin Tıklayın

Popüler İçerikler

Galatasaray Taraftarı Dağıtılan Yağmurlukların Kalitesine Tepki Gösterdi
Survivor'da Engincan'ın Bayhan'ı Taklit Ederek Dalga Geçmesi Tepki Çekti
Belirlenen Emekli Maaşı Zamının Ardından Şimdi de Bayram İkramiyesi Sızdı