Cumhuriyet’in Başlangıcından Günümüze Türkiye’de Sanat Sahnesinin 10 Dönüm Noktası

Cumhuriyetle birlikte ülkemizde sanat yeni bir anlam kazandı. Estetik üretim bir yana, toplumun yapısını da yansıtan pek çok yanını daha net görmeye başladık. Peki, bugünkü noktaya gelene kadar hangi dönüm noktaları belirleyici oldu?  

Sorunun cevabı için aşağı kaydırın!

1. Cumhuriyetin ilanı!

Cumhuriyetin ilanı, sanatın görünürlük kazanmasında önemli bir dönüm noktasıdır. Resim, heykel, müzik ve tiyatro gibi sanat dalları zamanla toplumun ayrılmaz parçaları hâline gelmiştir. Böylece sanat, toplum yaşamında daha merkezi ve süreklilik arz eden bir konuma yerleşmiştir.

2. Güzel Sanatlar Akademisi'nin yeniden yapılması!

Sanayi-i Nefise Mektebi’nin Güzel Sanatlar Akademisi’ne dönüşmesi, sanat eğitiminde ciddi değişikliklere öncülük etti. Bu değişikliklerin en önemlisi resim, heykel ve mimarlık alanlarında Batı merkezli bir eğitim modelinin benimsenmiş olmasıydı. Diğer önemli nokta ise bu akademi, Cumhuriyet dönemi sanatının omurgasını oluşturan pek çok ismi yetiştirmiş olmasıdır.

3. Halkevleri açıldı!

Sanat eskiden daha elit bir noktadaydı. 1932 yılında halkevlerinin açılması ile sanatın halka ulaştırılması amaçlandı. Tiyatro gösterileri, resim sergileri, müzik etkinlikleri Anadolu’nun farklı şehirlerinde düzenlendi. Sanat da ilk kez bu kadar doğrudan topluma ulaşmış oldu.

4. Devlet sergileri başladı!

İlk defa 1939 yılında devlet, sanatçılara sanatlarını toplumla buluşturabilecekleri düzenli bir alan sundu. Aynı zamanda bu devletin de sanata verdiği önemin önemli bir işaretiydi. Ayrıca bu sergiler sayesinde genç sanatçılar da sanata teşvik edilmiş oldu.

5. Soyut sanat yaygınlaşmaya başladı!

1950'li yıllarından sonra sanatçılar, figüratif anlatımı sanatlarıyla birleştirerek resmin sınırlarını zorlamaya başladılar. Soyut sanat, bireysel ifade özgürlüğünü ön plana çıkaran en büyük yeniliklerden biri oldu.

6. Toplumsal gerçeklerin işlendiği sanat güçlendi!

1960'lı yıllarda yaşanan toplumsal ve siyasi olaylar da sanatın yönünü birçok anlamda etkiledi. Özellikle göç, işçi sınıfı, kentleşme gibi konular sanatçıların ana meseleleri hâline geldi. Sanat artık toplum için bir mesaj da taşımaya başladı.

7. İstanbul Kültür Sanat Vakfı kuruldu!

İKSV'nin kurulmasıyla İstanbul artık kültür merkezi olmaya başladı. Özellikle film, müzik, tiyatro gibi uluslararası festivaller burada düzenlenmeye başladı. Bu yenilik Türkiye'nin dünyayla kültürel bağını da güçlendirmiş oldu.

8. Bağımsız sanat mekanları ortaya çıktı!

Gelelim 1980 sonrası dönemine... Bu dönemde sanatçılar, geleneksel galeri sistemine alternatif alanlar üretmeye başladı. Yani bağımsız sergi mekanlarının açılışının yavaş yavaş temeli oluşturuldu. Bu mekanlar sayesinde daha özgür işlerin de önü açılmış oldu.

9. İstanbul Bienali başladı!

İstanbul Bienali, iki yılda bir düzenlenen uluslararası çağdaş sanat sergisidir. Ayrıca Türkiye çağdaş sanatını uluslararası sanat ortamına taşıyan en önemli platformlardan da biridir. Bu bienal, hem yerli hem de yabancı sanatçılar için çok güçlü bir buluşma alanı yaratmıştır.

10. İş Sanat'ın sanat sahnesine katkısı göz ardı edilemez!

Müzeler ve bienallerin yanı sıra, sanatın gündelik yaşamla buluşmasını sağlayan platformlar da en az onlar kadar belirleyici bir role sahip. Bu açıdan günümüzün dikkat çekici gelişmelerinden biri, İş Sanat’ın Türkiye’de sanatın hem sergilenmesini hem de daha geniş kitlelerce erişilebilir olmasını mümkün kılan, güçlü ve dinamik bir buluşma noktası olarak öne çıkması!

İçeriğin Devamı İçin Tıklayın

Popüler İçerikler

EYT’liler Dahil Edildi, Yaş Sınırı Yok: Emeklilere Ücretsiz Olan Yerler ve İndirim Avantajları
Eyüp Sabri Tuncer Yönetim Kurulu Başkanı Engin Tuncer, Gayrimenkul Konusunda Ezber Bozan Açıklama
Emekli Maaşı Artacak, Seyyanen Zam Geliyor! Gazeteci Fatih Atik Tarih Verdi