Bundan sonra sahte gülüşler sizden kaçamaz.
Bundan sonra sahte gülüşler sizden kaçamaz.
Bize gülümseyen birinin bizden nefret etme olasılığıyla bizimle ölene dek vakit geçirmeye hevesli olmasının olasılığı eşit, aradaki farkı anlamak çok zor. Sahte gülümsemelerle sık karşılaşıyor olmamızın sebebi de yozlaşmamız değli aslında.
Hangimiz karşımızdaki insan üzülmesin diye vasatın altındaki esprilerine gülmedik ki? İki yüzlü olduğumuzdan değil, insan ilişkilerinde güvenli noktada kalabilmek ve daha da önemlisi çevremizde bizi seven insanlar olması için bu tip bir yola başvuruyoruz. Doğru mu? Pek değil.
İyisi mi artık sahte gülüşlerden vazgeçelim, bizim dışımızda sahte gülüş takınanları da müthiş ve garantili bir yöntemle teşhis edelim.
Birazdan yanıtı kendiniz bulacaksınız. Sahte olmayan, içten olan tek gülümseme Duchenne Gülüşü olarak anılıyor, ismin sahibi ise Fransız bilim insanı Duchenne. İnsan suratındaki kasların hareketleriyle gülümseme arasında bağlantı kuran ve çalışmalarıyla ilginç bir sonuca ulaşan Duchenne'in tezi insan ilişkileri için adeta bir kanun haline geldi.
Şayet kişi eğleniyorsa, mutluysa yahut içten gülüyorsa göz çevresindeki kaslar harekete geçer. Aynı zamanda yanaklardaki kaslar da buna uyum sağlar, sahte gülüşlerdeki gibi sadece ağız çevresi aktif değildir.
Sahte gülüşleri gizlemek için yapılan en büyük taktik sadece yanak kaslarının gülüşe dahil edilmesi, göz çevresinde ise hiçbir hareket olmaması. Bu genellikle fotoğraf çekildiğimiz vakit verdiğimiz pozda kullandığımız bir yöntem, tabii pek mutlu olmadığımız anlarda da başvurabiliyoruz.
Demek ki gülerken sadece yanak kasları değil göz çevresindeki kaslar da harekete geçiyorsa karşımızdaki kişi bize veya anlatılan şeye gerçekten gülüyor. Sadece gülme değil, tebessüm için de bu kural geçerli.
Maskeler ardındaki sahte gülüşler... Bizden kaçışınız yok. 😎
iki resimde ki gülüşün ikisi de sahte