Poveglia Adası’nın karanlık hikayesi 18. yüzyıla uzanıyor. Venedik, dönemin en büyük ticaret merkezlerinden biri konumundayken veba salgını şehir için büyük tehdit oluşturdu. Deniz ticareti yoluyla gelen hastalık, hızla yayılmaya başlayınca Poveglia karantina merkezi haline getirildi.
Salgın belirtileri gösteren insanlar, gemilerden indirilerek adaya gönderildi. Amaç tedavi değil, izolasyondu. Hastalar toplumdan tamamen koparıldı, adada kaderlerine terk edildi.
Tarihi kayıtlara göre yüz binlerce insan salgın dönemlerinde Poveglia’ya gönderildi ve hayatını kaybetti. Toplu mezarlar açıldı, cesetler aynı alanlara gömüldü. Venedikli tarihçiler, 18. ve 19. yüzyıllar arasında adada 160 binden fazla insanın gömüldüğünü tahmin ediyor. Ada toprağının önemli kısmının insan külleriyle karıştığı bile anlatılıyor. Zamanla Poveglia, 'ölüm adası', 'lanetli ada' gibi isimlerle anılmaya başladı.
Adaya cesetler gömülmedi. Tarihçiler, 1793-1814 yılları arasında, on binlerce veba hastasının hayatını kaybettiğini, ölümlerin ardından cesetlerin yakılarak küllerin “Ölüm Çukuru” denen alanlara gömüldüğünü belirtmekte. Hatta, ada toprağının yaklaşık %50’sinin, insan kalıntıları nedeniyle yoğun kalsiyum ve kül katmanlarından oluştuğu söylenmekte. Ayrıca, bahsi geçen 99 yıllık kiralama sözleşmesi çoktan imzalandı. 1 Ağustos 2025’te bir grup Venedikli, adayı açık bir parka dönüştürme projesine başladı bile.