Bu Kadarına da Pes! Yozgat Çapanoğlu Camii'ndeki Restorasyonda Eser Sahibi Gibi Duvara Adını Yazan Kişilere İki Çift Sözümüz Var

12.09.2020
notredamedeparis
Onedio Editörü
26K
6

Sahip olduğu sanat eserlerine ve tarihi yapılara dünyanın herhangi bir yerinde bizim kadar zarar veren başka kimse yoktur herhalde.

Son dönemlerde, tarihi yapıların 'restorasyon' adı altında birer birer mahvedildiğine şahit olduk. Sanki elimizdeki tüm tarihi güzellikleri yok etmeye yemin etmişiz...

Tarihiyle bu kadar övünen ama onu yok etmek için de adeta canla başla çalışan bir biz varız muhtemelen. Elimizi neye değdirdiysek, hepsinin canına okuduk resmen!

Bu yaşananlardan ve gelen tüm olumsuz tepkilerden sonra insan belki bu son olur diye ümit ediyor ama nafile...

Her seferinde, bir öncekine fark atan icraatlarla karşılaşıyoruz. Şaka gibi!

Son icraatımız Yozgat Çapanoğlu Camii'nden geliyor bu kez.

Osmanlı döneminin Bozok Sancağı valisi Çapanoğlu Mustafa Bey tarafından 1779 tarihinde yaptırılan ve Büyük Cami olarak bilinen asırlık camiden yani.

Bu camimiz de restorasyona kurban gidenlerden...

Camide yapılan restorasyonun ardından, çalışmada yer alan kişiler ortaya çıkan bu muazzam sonucun altına adeta bir Leonardo da Vinci, bir Botticelli, bir Picasso gibi imzalarını atmayı uygun görmüşler.

Kendilerine Kalemkâr Salim ve Kalemkâr Sinan olarak seslenen bu şahıslar, kişisel bilgileriyle birlikte sözde restore ettikleri duvarlara imzalarını bırakmış.

Ortaya çıkan şu görüntünün çirkinliğine bir bakar mısınız?

Hazır lafı geçmişken sizlere kalemkâr kelimesinin ne anlama geldiğini de açıklayalım. Açıklayalım ki kafalar karışmasın!👇

Bir başka yerde ise yine bu kelimenin anlamı şöyle geçiyor:

"Her türlü değerli madenin üstüne, ellerindeki özel aletler aracılığıyla yazılar ve desenler işleyen zanaat sahipleri 'Kalemkâr' diye tanımlanır. Yapılan iş cevahircilikle yakından bağlantılıdır. Kalemkârlar, madenler üzerine istenilen deseni titizlikle işlerken, sanatlarını çalışmalarına özenli bir şekilde aktarırlar."

Yani bu arkadaşların yaptığıyla kalemkârlığın alakası yok.

Zaten böyle bir çirkinliğin titiz ve özenli bir çalışmayla da uzaktan yakından alakası yok. Belli ki kendi kişisel egonuzu tatmin etmek için bir işe kalkışmışsınız ama olan ne yazık ki asırlık caminin duvarlarına olmuş.

Aklı başında olan hiçbir insanın yapacağı bir hareket mi bu?

Gerçekten içler acısı...

Sosyal medyada da bu duruma tepkiler vardı.👇

Yorumu sizlere bırakıyoruz...

Bunları da Mutlaka Oku

Yorumlar
erol-oner

Herzaman söylemediğim gibi...... diğer ülkelere rezil olmakta Bir numaradayız. kesin yine heberleri yoktur.

1 hafta Önce
minister-of-magic

11 yıl sonra mı farketmişler muhteşem.

1 hafta Önce
TÜM YORUMLARI GÖR (6)
Bu içerikleri de okumak isteyebilirsiniz