Keşfedilen bu granit yatağı, hacimsel olarak trilyonlarca dolarlık teorik bir piyasa değerine sahip olsa da, bu 'hazineyi' ticari amaçla yeryüzüne çıkarmak günümüz şartlarında imkansızdır. 1991 yılında imzalanan ve 1998'de yürürlüğe giren Madrid Protokolü (Antarktika Antlaşması Çevre Koruma Protokolü), kıtayı 'barış ve bilime adanmış doğal bir rezerv' olarak tanımlar. Bu uluslararası hukuk kuralları uyarınca, Antarktika'da bilimsel araştırmalar dışındaki her türlü madencilik ve ticari kaynak çıkarma faaliyeti süresiz olarak yasaklanmıştır.
Hukuki engellerin yanı sıra, lojistik zorluklar da projenin ekonomik rasyonelliğini yok etmektedir. 7 kilometre kalınlığındaki buz tabakasının altına ulaşmak, devasa sondaj maliyetleri ve aşırı soğuk iklim koşullarıyla birleştiğinde, çıkarılacak granitin lojistik maliyeti piyasa satış fiyatının çok üzerine çıkacaktır. Bu nedenle, Pine Island altındaki bu dev kütle ticari bir hammadde kaynağı değil, yalnızca dünyanın iklim hafızasını saklayan paha biçilemez bir 'bilimsel veri bankası' olarak kalmaya devam edecektir.