Bizim Bedenimiz, Kimin Kararı? Tamamen Yasal Olmasına Rağmen Türkiye’de Her Geçen Gün Kötüleşen Kürtaj Sorunu

Bildiğiniz üzere ülkemizde kürtaj hala büyük bir tabu. Kürtajın nasıl yapıldığı, fiyatları ise internet dünyasında en çok aratılan sorular diyebiliriz. Bunun en büyük nedenlerinden biri de pek çok insanın kürtajın yasal olup olmadığını bile bilmiyor oluşu. Ancak YouTube’da +90 adlı bir kanal konuyu ülkemizdeki tüm detaylarıyla incelemiş. Biz de sizler için bu videodan önemli satır başlarını derleyelim dedik…👇

Kaynak: +90, Türkiye'de kadın sağlığı | Yasal kürtaj hakkında engellemeler: 'Benim bedenim, kimin kararı?'

Bildiğiniz üzere dünyanın pek çok ülkesinde kürtaj, bir tabu. Ancak 21. yüzyılda bunu konuşuyor ve içinde olmadığımız bir beden hakkında rıza imalatı inşa etmeye çalışıyor olmak da ne kadar mantıklı siz karar verin.

+90 adlı YouTube kanalı bu konu hakkında detaylıca bir araştırma yapmış ve ülkemizde aslında yasal olmasına rağmen kürtaj yaptırma konusunda çeşitli engellerle karşılaşan kadınlarla iletişime geçmiş.

Biz de sizler için bu videodaki önemli konu başlıklarını derlemek istedik. Buraya videoyu da bırakalım.

Akademisyen Sedef Erkmen’in söylediklerine göre isteğe bağlı kürtaj, ülkemizde 1983 yılından bu yana 10. haftaya kadar yasal.

Ancak özellikle de son dönemde çeşitli politikalar nedeniyle kürtaj konusunda kadınların pek çok sorun yaşandığı söyleniyor.

twitter.com

Özellikle de son yıllarda şiddeti gittikçe artan cinsiyetçi söylemler,

3 çocuk politikası,

Ve kadın bedeni üstünde tahakküm kurma isteğinin giderek artıyor olması da aslında kürtaj konusunda toplum üzerinde bir baskı yaratıyor.

2012 yılında yapılan ‘Her kürtaj bir Uludere’dir’ söylemi ise ülkemizde kürtaj konusunda aslında pek çok dinamiğin değişmesine de neden oldu diyebiliriz.

“Kürtajı bir cinayet olarak görüyorum ve bu ifademe karşı çıkan bazı çevrelere, medya mensuplarına da sesleniyorum: Yatıyorsunuz, kalkıyorsunuz, Uludere diyorsunuz. Her kürtaj bir Uludere’dir diyorum.”

Tabii bu sözlerin ardından fetüsün yaşam hakkı konuşulmaya başlandı.

twitter.com

+90’ın videosunda 29 yaşında üniversite mezunu bir kadın yaşadığı durumu şu sözlerle anlatıyor:

“Gebelik testi aldım, test yaptım. Bir baktım ki hamileyim. Hastane aramaya başladım kürtaj yaptırabilmek için.”

“3 tane devlet hastanesi, 4 tane özel hastane, 3 tane de muayenehane aradım. Bir de fiyatları öğrendikten sonra son olarak merdiven altı bir yeri aradım.”

“Arıyorum ‘yapmıyoruz’, arıyorum ‘yapmıyoruz’. Ağlamaya başladım. Devlet hastaneleri direkt ‘yapmıyoruz’ demeye başladılar zaten.”

“Özellerde de 3 tanesi yapmıyoruz dedi, 1 tanesi ‘evliyseniz, sağlık riskiniz varsa, o durumda yapılabilir’ dedi.”

“Sonra da muayenehaneler. Bir tanesi 6700 TL dedi. Bir tanesi 3400 TL dedi. Sonrasında merdiven altı aradığım yer de, ‘Gelin hemen öğleden sonra yaparız, zaten 2 saatlik bir iş. 1000 TL’ye hallederiz’ dedi.”

“Çaresiz hissettim. Bir arkadaşım bana feminist bir doktor önerdi. O doktorun çalıştığı hastaneyi buldum. Fiyatı da uygundu bu arada.”

Dr. Irmak Sar konu hakkında ‘Öyle bir algı yaratıldı ki; bir dönem insanlar gelip ‘kürtaj hala yasal mı’ diye sormaya başladılar’ diyor.

+90’nın araştırmasında göre; 431 devlet hastanesinin yalnızca %7.8’i isteğe bağlı kürtaj hizmeti veriyor.

53 ilde isteğe bağlı kürtaj hizmeti veren hastane yok.

Kanun ‘evliyse, eşin rızası gerekli’ diyor ancak Türkiye, Uluslararası Biyotip Sözleşmesi’ni imzaladı. Bu sözleşme de 2003 yılında kanunlaştı.

Bu sözleşmeye göre kişinin bedenine yapılacak her türlü girişimde kendi rızası aslında yeterli. Yani kadın kendi bedeni için başka birinden izin ya da onay almakla yükümlü değil.

“Kadın şiddete uğruyor. Şiddete uğradığı evde hasbelkader gebe kalıyor. Şimdi biz o kadına diyoruz ki ‘git kocanın imzasını getir’”

“Boşanmış kadınlar eğer boşandıktan 6 ay içerisinde hamile olduklarını öğrenirlerse eski eşlerinden izin almak zorunda kalıyorlar.”

Peki Türkiye’de bir kadın doğum uzmanının yasal olarak ‘ben kürtaj yapmıyorum’ deme hakkı var mı?

“Yasal olarak böyle bir hakkı yok ama bu yaratılan algıyla beraber doktorlar bunu çok rahatlıkla söyleyebiliyorlar.”

Kürtaj hizmetine erişemeyen bir kadının, aslında bakarsanız önünde son derece sağlıksız olan ve yasal olmayan birkaç seçenek kalıyor:

1. Doğurmaya mecbur kalmak

2. Merdiven altı dediğimiz yerlere yönlenmek

3. Sapları, otları içmek veya kesici, delici aletlerle rahme zarar vermek

“Kadınların bir şekilde kendi başlattıkları düşük ya onların sakat kalmasına ya ciddi kanama yaşamasına ya da bir daha çocuğunun olamamasına veya ölmesine sebep olan bir işlem.”

İsteğe bağlı kürtaj ‘benim canım istedi’ gibi bir durum değil. Bu pek çok kadın için yaşamsal bir zorunluluk aslında.

twitter.com

“Bir gün yaşadığım evde dışarı çıkıyorum. Apartman görevlisi bana aile hekimliğinden bizim eve geldiklerini söylüyor.”

“İşe geliyorum, gidiyorum. Aile hekimliğini açık bulamıyorum. Bilmediğim bir numara arıyor. Açtığımda ‘Merhaba ben şu aile hekimliğinden arıyorum, sizin hemşirenizim. Gebeliğinizle ilgili sizinle konuşmak için eve ziyaret yaptık' diyor.”

“‘Ben kürtaj bilgisinin girilmesini istememiştim. Onlar da beni hamile olarak mı girmişler’ dedim. O da ‘Aynen öyle’ dedi.”

“Benim şanslı olduğum bir taraf var. Ben ailemden ayrı yaşıyorum.”

Başka bir kadın da yaşadığı korkunç durumu şu şekilde anlatıyor:

“Gaziantep’te bir kadın hastalıkları hastanesine gitmiştim. Gebe olduğum düşüncesiyle direkt ‘gebe misin’ diye aldılar.”

“Ben de ‘Hayır onun için gelmedim. Genel tetkikler için geldim. Simir testi yaptırmak istiyorum ve HPV ile ilgili sorularım olacaktı’ dedim.”

“Suratına gülümser bir ifade takındı ve ‘kaç çocuğunuz var’ dedi. Ben de ‘Çocuğum yok, bekarım’ dedim. Anlam veremedi.”

“Bana ‘Çocuğunu sorma sebebim; kız mısın değil misin onu anlamaya çalıyorum’ dedi.”

+90’nın videosunu izlemek ve detayları tam anlamıyla öğrenmek isterseniz de buraya bırakalım:

Bu içerikler de ilginizi çekebilir:

Hızına Yetişemiyoruz! Sansasyonel İlişkileriyle Gündemden Düşmeyen Uraz Kaygılaroğlu'nun Aşk Hayatı
Dünyanın En İyi Seslerinden Biri Olarak Kabul Edilen Kibariye’nin Yıllar İçindeki Şaşırtıcı Değişimi
Hayvansal Gıda Tüketimine Artık Bi' Dur Diyerek Vegan ve Vejetaryen Olmayı Seçen Ünlü İsimler
'Milyon Dolarlarım Olsa da Hiçbir Kuvvet Bana Bu Ürünü Aldıramaz' Dedikleri Eşyaları Paylaşan 17 Kişi
Bir Zamanlar Bizleri Ekran Başına Kilitleyen Efsanevi Dizi 'Melekler Korusun' Oyuncularının Şaşırtıcı Değişimi

Popüler İçerikler

Kızılcık Şerbeti Yapımcısından Müjdat Gezen'in Olay İddiasına Sert Yanıt!
Dilan Polat Tahliye Olabilir! Avukatı Başvuru Yaptı, Dilan Polat Adli Tıp Kurumu’na Sevk Edilecek
Nusret, 2022 Dünya Kupası Finalinde Sahaya ‘Kaçak’ Girmiş! Nusret Yüzünden Türk Yöneticinin Hayatı Kararmış!
YORUMLAR
28.09.2021

ortada büyük bir iki yüzlülük var. yapılan tamamen ahlak orospuluğu. doğmamış çocuğa ölümüne sahip çıkanlar aynı çocuk doğduktan sonra aç kalmış, açıkta kalmış, işsiz kalmış, aşsız kalmış, ölmüş, öldürülmüş zerre umursamıyorlar.

29.09.2021

Videonu altında bir sürü yobaz doğmamış çocuğun hakkı diyor. Yahu beyinsiz sürüsü doğmuş hayatta olan çocuklara açlıktan sefalet ten kırılıyor millet ev den bir boğaz eksiksin diye tatikat yurtlarına veriyor başlarına gelmeyen kalmıyor tacize tecavüze uğruyor. Laki bir defa olsun hayatları mahfolmuş o çocuklar için sesinizi yükselltiğinizi duymadık.

29.09.2021

İşin komik yanı doğmamış bebeğin hakları deniliyor fakat kimse de bebeğe doğmak isteyip istemediğini de soramıyor. Doğma hakkını savunurken, hepimizin bu dünyaya rızamız olmadan zorla getirilmiş, ailesi keyfi olarak istedi diye doğurulmuş canlılar olduğumuzu da unutuyoruz. Bana kalırsa herkes kendi bedenine göre kararını verir ve insanların neler yaşadığını da bilemeyeceğimiz için bizi ilk elden ilgilendiren konular haricinde susup oturmamız gerekir. Dünyada keyfi doğurulup bakılmamış/bakılmayan, taciz, tecavüz, çeşitli sömürüler her türlü kötü olayın başına gelebildiği çocuklar var. Bırakın da bilinç sahibi insanlar bakamayacakları çocukları doğurmasınlar, zaten çocuğun hiçbir türlü fikrini alan yok, zorla o ailede, o hayatın içinde doğmak zorunda, başka şansı yok.

TÜM YORUMLARI OKU (12)