Çiftçi önce hayvanı kurtarmaya çalışır ancak başarılı olamaz. Bir süre sonra hem eşeğin yaşlı olduğunu hem de kuyunun zaten bir gün kapatılması gerektiğini düşünerek acı bir karar verir. Komşularını çağırır ve hep birlikte kuyuyu toprakla doldurmaya başlarlar. Eşek, başına geleni anlayınca bir süre acı acı anırır; yıllarca hizmet ettiği sahibinin ve çevresindekilerin onu orada ölüme terk ettiğini düşünür.
Ancak bir süre sonra eşek sesini keser. Çiftçi ve komşular kuyuyu tamamen toprakla doldurduklarını sanıp baktıklarında gözlerine inanamazlar: Eşek, üzerine atılan her kürek toprağı silkerek ayaklarının altına almış, onları basamak yaparak yavaş yavaş yukarı tırmanmış ve kuyudan çıkmıştır. Sonra da arkasına bile bakmadan uzaklaşıp gitmiştir.
Psikolog, bu hikayeyi şöyle yorumladı: Hayatın bize sürekli toprak attığını, yani zorluklar, hayal kırıklıkları ve bazen de en yakınımızdan gelen darbeler sunduğunu; önemli olanın ise bunları birer engel değil, birer basamak gibi görüp yolumuza devam etmek olduğunu söyledi. “Eşek gibi yapacaksın” ifadesinin de aslında pes etmeden, üzerine atılan her şeye rağmen ayakta kalıp devam etmeyi anlatan bir metafor olduğunu vurguladı.
Anekdotal yönü güçlü, görmüş geçirmiş bir insana benziyor. Finosunun mama parasını denkleştirmesi için ona seansa gitmeliyiz. Gedin hemen ona.
bardağın dolu tarafına bakmış.