Genç bir kadın, yıllar önce içinde ukde kalan bir hayaliyle annesinin karşısına çıktı ve 15 yıl sonra ilk kez açık açık yüzleşti.
Videoda genç kadın, Güzel Sanatlar Fakültesi’nde tiyatro okumak istediğini, ancak annesinin buna izin vermediğini dile getirdi. Annesine dönerek, 'Ben tiyatro okumak istiyordum. Hem yeteneğim vardı hem de isteğim. Neden istediğim şeyi yapmama izin vermedin?' sözleriyle içindeki kırgınlığı paylaştı. O dönem o bölümlere bakış açısının farklı olduğunu ifade eden anne, 'O zamanlar böyle bölümlere güzel bakılmıyordu. Seni daha iyi yerlerde görmek istedim. Avukat, doktor, mimar gibi…' diyerek kararının arkasındaki nedeni anlattı.
Bu samimi itirafların ardından anne ve kızın birbirlerine sarılarak ağladı. O anlar sosyal medyada gündem oldu.
Çoğu ebeveynin, bu doktor ve mühendis takıntısını anlayamıyorum. Çocuklarına iyilik yapıyım derken, kötülük yaptıklarından haberleri yok. Herkes doktor, mühendis olmak zorunda mı? Her çocuğun buna yeteneği, kapasitesi var mı bakalım? Çocuğunu tanır yetekneklerini, ilgi alanlarını keşfeder, o yolda yoluna ışık tutarsın ancak. çocuğun değil, kendi hayalindeki mesleği diretirsen, değil doktor mühendis , hiçbir şey olamaz. Sevmediği belki de yetenekli olmadığı bir işi yaparsa insan, ancak mutsuz olur. Severek yapılan bir meslek, bazen paradan daha değerlidir.
Beğenmedim. Evladının nasıl yaşayacağına kendi başına karar verip, olsun böyle de iyisin, ama sen evlenmek istedin, yok artık bebeğin var diye sıyrılamazsın. Kızın o kararının üzüntüsünü 15 sene atamamış üstünden, sen 15 saniye dayanamamışsın, bir de vicdan yaptıriyorsun kızına. Haklısın, ben yanlış yaptım bile diyemiyorsun. Allah her evladı annelik egosundan korusun.
Yha şu yorumlarda millet ne saçmalıyor acaba, çok merak ediyorum. Eskiden hangi birimiz istediğimiz mesleği okuduk da şimdi yapıyoruz ki? Anne haklı, kızda kendince haklı. Dönemler, zihniyet çok farklı. Bu yüzden ne anneyi yermeye hakkımız var, ne de kızı övmeye.