Beden dili uzmanı Blanca Cobb, ilişkilerde temasın yalnızca romantik yakınlık anlamına gelmediğini söylüyor. Partnerin beline yerleşen el, saçtan geriye doğru yapılan nazik hareket ya da konuşma sırasında omuza değen kısa temas, güven hissini yansıtır. Açık duruş, avuç içlerinin görünmesi ve bedenin karşı tarafa dönük kalması da aynı duyguyu destekler.
Patti Wood ise sevgi içeren beden dilinin rahatlıkla ayırt edilebildiğini söylüyor. Omuzların gevşek durması, kolların kapalı tutulmaması ve bedeni geri çekmeme hali, ilişkide savunma ihtiyacının azaldığını gösterir.
Gerilim yaşandığında tablo tersine döner. Kollar göğüs üzerinde toplanır, beden geriye kayar ve temas isteği zayıflar. Uzmanların ortak noktası net. Sevgi hissedilen ilişkilerde beden kendini kapatma ihtiyacı duymaz.
hoşlantı diye bir kelime olmadığı gibi örneğin şarz diyenlerin; dilini doğru kullanabilmekten aciz kimselerin tercih ettiği bir kelimemsiyi başlıkta kullanma gafleti mi!? aferin editör.
Ah Fakir Baykurt! Sen ki birçok kıymetli eser yanında, “Yılanların Öcü” gibi bir roman yazmışsın. Hatta bu romanla içlerinde; Halide Edib Adıvar, Orhan Kemal, Behçet Necatigil, Haldun Taner'in de bulunduğu Seçiciler Kurulu tarafından Yunus Nadi Ödülü'ne layık görülmüşsün. Eserlerinse birçok dile çevrilmiş. Ne acıdır ki, hayatını Türkçe’ye adamış bir öğretmen olarak yıllar sonra “Yandım Ali” diye bir eser yazıp orada “Yüzüme hoşlantıyla baktı.” diye bir cümle kurabilmişsin. /// İlk kez, evlilik programına katılmış cahil bir kızdan duyulan itici bir kelime, TDK’dan önce Türk Edebiyatına girmişse “vardır bir hikmeti” deyip kullanmaya devam mı etmeliyiz? Hiç sanmıyorum, hala itici..
Frekanslar da uyuyorsa gerisi çorap söküğü zaten