MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin 22 Ekim 2024’te Abdullah Öcalan için yaptığı çağrı yeni bir süreci doğurdu. Resmi olarak somut bir gelişme olmasa da MHP lideri başta olmak üzere MHP’li vekiller ve DEM Parti arasında yakınlaşma, TBMM’de Bahçeli’nin DEM Partililerle el sıkışması ve 28 Aralık 2024’te bir heyetin teröri örgütü lider Abdullah Öcalan ile görüşmesi yeni bir ‘çözüm’ sürecinin ayak sesleri olarak nitelendirildi.
22 Ekim 2024'te Bahçeli'nin konuşmasıyla başlayan süreç bugün başka bir aşamaya geliyor. Abdullah Öcalan’ın tarihi silah bırakma çağrısı 27 Şubat Perşembe günü geldi. Öcalan, 'PKK kendisini feshetmeli' dedi.
Çağrı beklenirken şu anı ve geleceği anlamak için 2013-2015 yılları arasında yaşananlara yeniden göz atmak gerekiyor.
PKK'nın silah bırakması için; Türkiye-PKK çatışmasını sonlandırmak için hükümetin çözüm süreci 2013 yılında resmi müzakerelerle başladı, heyetler kurularak devam etti. Ancak 2015 yılında geldiğimizde ‘Çözüm Süreci’, ‘Açılım Süreci’, ‘Demokratik Açılım’, ‘Kürt Açılımı’ olarak adlandırılan bu süreç sona erdi.
Peki, 2013-2015 yılları arasında ne yaşandı?
kisa hikaye, demirtas seni baskan yaptirmam dedigi anda isler degisti. degil baskanlik, akp tek basina iktidara gelemedi haziran 2015te, kurtlerin destegi olmadan demek ki akp iktidara gelemiyor. bak su ise pkk sakkadanak azdi, her yer kan golune dondu, kasimda akp tek basina iktidara gelince herkes rahatladi, pkk de sustu. yav bu pkk hdp ye mi calisiyordu yoksa baska birine mi?
Resmi tarihle yüzleşme ayağına cumhuriyete saldırılırken, Şeyh Sait ve Seyit Rıza gibi vatan hainlerinin adı sağa sola verildi. Ülkenin doğusunu feodaliteye teslim etmediğimiz için Dersim operasyonu söz konusu edilerek özür diledi. CHP katliam yapmakla suçlandı. Uluslararası arenada bu saçma sapan tutumun ülkenin başını belaya sokmaması ise şu zamana kadar büyük şans. Keza orası AKP kongresi olmadığı için olaya Cehape olarak değil, Türkiye ve TSK olarak bakılır. Örnek olması açısından "AKP Kuzey Irak'a operasyon yaptı" demeyiz. İdeolojik zehirlenme yüzünden üniter devlet yapısına zarar verecek ne varsa o dönemde yapıldı. Hâlâ etkisi devam ediyor. Bir duruş yok, politika yok, kırmızı çizgi yok... Saltanatı kurtarmak adına her şey mübah!
kazılan hendeklere göz yumulduğu, valilerin operasyonlara izin vermediği, açıkça iç kalkışmanın desteklendiği, selahattin demirtaş ve örgütün açıkça ayrıştığı, örgütün demirtaşı harcattığı ve buna destek verdiği, şehirlerin harap olduğu, bölgede yaşayanlsrın göçe zorlandığı bir dönem olduğu yönünde iddialar var