Saat sabahın dördü
Aralığın sonu
İyi olup olmadığını öğrenmek için yazıyorum sana
New York soğuk
Ama yaşadığım yeri seviyorum
Clinton Caddesi’nde gece boyunca müzik çalıyor
Hiçbir şey için mi yaşıyorsun şimdi?
Umarım bir tür kayıt tutuyorsundur…
Yani artık olaya çok farklı bakıyor. “Tarih başka bir ülke” olmuş. Yine de şarkının tam burasında “o gece”yi anlatıyor hafiften;
Jane (karısı) saçından bir tutam getirdi
Dedi ki, ona sen vermişsin
Temize çıkmayı planladığın gece
Temize çıkabildin mi hiç?
Yılmaz Erdoğan’ın çok güzel bir lafı vardı: “Hiç kardeş kardeşe kıyar mı, derler. Halbuki en çok birbirinin açığını bilenler kardeşlerdir. Daha kolaydır.” demişti. Haklıdır. En çok birbirini delicesine sevenler can yakabilir. Görünen düşmandan gelen, beklenendir zaten. Beklenmedik olana işaret ediyor şair. O nedenle de düşmüş halini bir gönderme geliyor;
Seni son gördüğümüz zaman
Çok daha yaşlı görünüyordun
Meşhur mavi yağmurluğun omuzundan yırtılmıştı
Tren garına gitmiştin
Gelen her treni karşılamak için
Ama o hiç gelmedi; Lili Marlene’i kastediyorum
Hatıra döndükçe zihinde, başka kırıntıları da çağrıştırır. Ayrıntılarını dostuna mı, yoksa bize mi anlatıyor bilinmez;
Bir kadına sanki hiçmiş gibi davrandın
Ve o eve döndüğü zaman ‘hiç kimsenin kadını’ydı
Görüyorum seni orada dişlerinin arasında bir gülle
Bir başka zayıf çingene hırsız
Görüyorum ki Jane uyanmış,
Sana sevgisini yolluyor
Hikayeyi evirip çevirip, hiç bitmeyecek bir dizgiye sokmanın bütün yollarını kullanır. Artık şarkı kalp atışları gibi hızlanıp yavaşlayabilir. Fakat o kadar dingin bir üslupla seslendirir ki, boğulma hissi keskin bir şekilde çarpar insana;
Sana ne söyleyebilirim kardeşim
Sana ne söyleyebilirim katilim
Ne söyleyebilirim ki
Sanırım seni özledim
Sanırım seni affettim
Yoluma çıktığın için mutluyum
Hem kardeşi hem katili olan eski dostunu… Neden bilmiyorum, bir şekilde dostluğun aşka galebe çaldığı (belki süreklilik) anlardır bunlar;
Ve eğer bu taraflara uğrarsan
Jane ya da benim için…
Bilmeni isterim ki düşmanın uyuyor
Bilmeni isterim ki kadını artık özgür
Onun gözlerinden alıp götürdüğün
Sıkıntı için teşekkür ederim
O sıkıntı asla gitmeyecek sanırdım
O yüzden hiçbir zaman gerçekten denememiştim
Aşkın en büyük düşmanı değil mi ki; ben de en ufak bir tereddüt anında vazgeçmiştim her şeyden. Hayatımı üzerine bina ettiğim o aşktan. İnanmak da böyledir ya; zerre kadar bir tereddüt altüst eder her şeyi.
Ve Jane elinde saçından bir tutamla geldi
Dedi ki, ona sen vermişsin
Temize çıkmayı planladığın gece…”
Her şeyin sebebinin, aslına erdiği o son mısra gelir dayanır;
Saygılarımla… L. Cohen
Cohen'in her şarkısında ayrı bir hikaye ayrı bir yaşanmışlık var cidden. Çok özleniyorsun çok...
aldatan cohendir... şarkı kendi tövbesi dostuna karşı
ölümden sonra yaşam mı, umarım öyle bir şey yoktur...