Geleneğin son temsilcilerinden Aziza Sefitagic, gelin makyajı yapmayı kayınvalidesinden öğrendiğini söyledi.
Sefitagic, 'Yaşlılığımda da geleneği sürdürüyorum çünkü kaybolmak üzere. Ben uzun yıllar devam etmesini isterim. Bunun gerekli olduğunu düşünüyorum. Bayrağı gelinime devretmek istiyorum, Avustralya'da benimleydi, ona da öğrettim, o devam ettirsin ben de bırakmayı düşünüyorum.' diye konuştu.
Sagdati Karavidaj, düğün günü gelinin yüzünün sabah saatlerinde boyanmaya başlandığını belirterek, 'Farklı renkler kullanılır ve her rengin bir anlamı vardır, genellikle mavi, kırmızı, altın ve beyaz renkleri kullanılır. Farklı kültürlerde yaşam döngüsü anlamına gelen daireler çizilir, etrafına noktalar yapılır, onlar da çekirdek, yeni bir şeylerin başlangıcını temsil eder.' diye konuştu.
Gelinin yüzünün boyanmasının taşıdığı anlamlara dikkati çeken Sagdati Karavidaj, şu ifadeleri kullandı:
'Yüz boyanır çünkü genç bir kızın evliliğe adım attığını simgeler. Bunun dışında eski zamanlarda nazara da çok inanılırdı, kızların güzellikleri görülmesin, nazar değmesin diye de bu boyamanın yaptırıldığına inanılırdı. Böylece yüzünde boya olan kızlar aynı görünürdü. Kosova'da bu gelenek halen devam ediyor ve her yıl düğünlerde yüz boyama yapılıyor. Tabii eskisi kadar çok değil. Mesela eskiden düğünler 1 hafta sürerdi şimdi ise en fazla 2 gün oluyor. Kosova'da köylerde halen geleneksel düğünler yapılıyor.'
Şans, mutluluk ve çocuk sahibi olma gibi aileden geline yönelik temennilerin yüzüne renkler ve sembollerle çizildiğini kaydeden Sagdati Karavidaj, ağızdan ağıza aktarılan efsaneler ışığında bu geleneğin Kosova’ya Perslerden gelmiş ya da Paganizm döneminden kalmış olabileceğini ifade etti.
Geleneğin oldukça uzun bir geçmişe sahip olduğunu belirten Sagdati Karavidaj, 'Zamanla bu gelenek köyden köye, kıyafetten kıyafete değişiklik gösterdi. Örneğin, Donje Ljubinje’de her yıl bu geleneksel düğünler yapılır ancak modaya daha çok ayak uydururlar. Renklerde farklılıklar olabilir ama diğer köyler geleneği olduğu gibi korumaya çalışır.' dedi.
Güzelliği saklayarak nazardan korumak; estetiğin teşhir üzerine kurulduğu modern çağa atılmış en mistik tokat sanki. Yüzdeki o geometrik döngüler sadece bir makyaj değil; görünür olma takıntısına karşı, kadim bir toplumsal hafıza yoluyla muazzam bir direniş.
Süper bir sanat olduğu konusunda hemfikiriz ama ilk gördüğümde içimden bi tövbe estağfurullah dedim :D