Bu tatil senin ödülün değil. Çünkü bu dönem,
– Yoruldun ama fark edilmedi.
– Çabaladın ama çoğu zaman görünmedi.
– Sabrettin ama “zaten görevin” dendi.
Ve yine de sınıfa girdin.
Bu tatil senin ödülün değil. Çünkü bu dönem,
– Yoruldun ama fark edilmedi.
– Çabaladın ama çoğu zaman görünmedi.
– Sabrettin ama “zaten görevin” dendi.
Ve yine de sınıfa girdin.
Müfredat bitti mi?
Herkes öğrendi mi?
Her çocuk mutlu mu?
Hayır.
Ve bu seni eksik değil, gerçek yapıyor.
Sürekli gelişmek zorunda değilsin.
Her boşluk “verimsizlik” değildir.
Bazen en iyi mesleki gelişim:
🛋️ koltuk
☕ çay
📴 bildirim kapalı olduğunda olabilir.
Öğrencilerinin duygularını yıl boyu dinledin.
Biraz da kendine kulak ver.
– Neyim eksildi?
– Neyi fazla yaptım?
– Neyi artık yapmayabilirim?
Fedakârlık kutsal olabilir ama tükenmişlik normalleşmemeli.
Dinlenen öğretmen, daha iyi anlatır, daha iyi duyar, daha az bağırır.
Kesin bilgi, yayalım!
Daha yumuşak olsun yeter.
Daha insani olsun yeter.
Bir tık daha sade olsun yeter.
Ara tatil bunu hatırlamak için var.
Bunu bir öğretmen yazdı.
Bir öğretmen okusun diye.
Paylaşmak serbest.
Sahip çıkmak serbest.
Dinlenmek zorunlu. 💙
Sahi öğretmenim NASILSIN?