Cumhuriyet’ten Emine Kaplan’ın haberine göre, Erdoğan, genel başkan ve başbakan olduğu Ağustos 2014’ten sonra Davutoğlu’na “Eğer Özal-Akbulut, Demirel-Çiller gibi bir cumhurbaşkanlığı-başbakanlık isteseydim bugün başbakanlık koltuğunda Abdullah Gül otururdu” diyerek nasıl bir başbakan olmasını istediğini vurgulamış.
Parti kulislerinde ikili arasında söze dökülmeyen ancak karşılıklı taktik savaşıyla hissedilen derin çekişmeyle ilgili olarak şu değerlendirmeler yapılıyor:
Konuşmalarında sık sık Erdoğan’a teşekkür etmesine, önceki dönemlerden farklı olarak Erdoğan ile uyumlu şekilde çalıştıklarına vurgu yapmasına karşın Davutoğlu’nun, partide Erdoğan’a karşı mevzi kazanmak ve etki alanını genişletmek için strateji izlediği dile getiriliyor.
Davutoğlu’nun, Erdoğan’ın itirazları nedeniyle kabineye alamadığı Ali Babacan’a Başbakanlık’ta oda vermesi, Taner Yıldız ile Erdoğan’ın “karakutusu” olarak nitelendirilen Ali İhsan (Mücahit) Arslan’ı danışman yapması bu stratejinin işareti olarak nitelendiriliyor.
Davutoğlu’nun, delege üzerinde hâkimiyet kurabilmek için de sürekli il başkanlarını aradığı, teşkilatlar üzerindeki Erdoğan etkisini kırmaya çalıştığı kaydediliyor. Partide bu durum, Davutoğlu’nun Stratejik Derinlik kitabına gönderme yapılarak “Davutoğlu derin bir strateji uyguluyor” biçiminde yorumlanıyor.
nasıl akit, yeni şafak vs gibi gazetelerin haberlerini sallamıyorsak cumhuriyet, sözcü vs gibi gazatelerin haberleri de sallanmamalı. al birini vur ötekine
fuat avni yine bildi. bu Ahmet Davutoğlu boş adam değildir. CB'nin bitişi o olacak. azkaldı..
gram inanmadığım haber.