Ünlü'nün bu çıkışına gazeteci Fatih Altaylı'dan yanıt geldi. Altaylı kendi internet sitesinde yayınlanan yazıda Ünlü'yü şöyle eleştirdi:
'Cübbeli Ahmet olarak bilinen Ahmet Mahmut Ünlü ile birkaç televizyon programı yaptım. İlk niyetim o dünyayı tanımak, anlamaya çalışmaktı. Gördüm ki, anlamam pek mümkün değil. Sonrasında ise IŞİD ve Vahabi İslam konusundaki uyarılarını herkes duysun istedim. Çünkü onun söylemesi önemli idi bunları, biz söylesek aynı etkiyi yaratmaz, aynı anlamı vermezdi.
Şunu da söyleyeyim, zekası, espri anlayışı da etkileyici idi. Uzun zamandır da, kendisi ile program yapmıyorum. Nedenleri aşikar. Ancak son açıklamasını duyunca 'İyi ki yapmıyorum' dedim. Ahmet Mahmut Ünlü, erkek erkeğe tokalaşmayı da eleştirerek, 'Uzun uzun tokalaşmak karşı tarafı cinsel meyil duyabilir' demiş.
Kulaklarıma inanamadım. Ve korktum. Kendisi ile defalarca ister istemez el sıkıştık. Demek ki paçayı iyi kurtarmışım. Hatta Murat Bardakçı da iyi kurtarmış. Yine de İslamcı kesimden gelen bu cinsellik uyarılarını anlamakta zorlanıyorum. Cinsiyet farketmeksizin bu kadar yüksek libido ve seks arzusu için ne yiyip ne içiyorlar merak ediyorum. Satışa çıkarsalar, iyi para yaparlar. Cübbeli Ahmet’i 'Helal Viagra' markasını öneririm.'
Akılları fikirleri bel altı
aziz yıldırımla aynı cezaevinde kaldılar,töbe töbe düşünmek bile istemıyorum
"Dinci" Lerde süreç şu şekilde izler. Önce kadınları dini duyguların keti ilan ederler onları sosyal yaşamdan uzak kendi dünyalarının ötesinde bir yaşama mahkum ederler. Sonra erkeklerin ufak tefek davranışlarına takarlar. En sonunda eşyaya takılırlar örnek tv, telefon gibi insana farklı dünyaları tanıtan mecralar. O da bitince birbirlerine sararlar sen o tarikattansın siz dinsiz oldunuz gibi.Bu gruplaşma artar silahlı mücadele başlar en sonunda iki taraf da geberir. Silahı ABD satar ABD zengin olur bunlar bok çuvalı gibi gömülür. Sonra bi çağdaşlaşma başlar minik adımlarla büyür, büyür bir noktaya gelir. Ha işte o dönemde tekrar "Dinci" Ler piyasaya çıkar.