Bir arkadaşınızla buluşacaksınız ve buluşmak için karar verdiğiniz yere ilk gelen sizsiniz. Tabii ki bahsedilen dönem akıllı telefonun icadından çooook ama çooook önce. Eee n'apıyoduk ki biz o zaman? Hafif bir stres olduysanız, başlıyoruz...
Bir arkadaşınızla buluşacaksınız ve buluşmak için karar verdiğiniz yere ilk gelen sizsiniz. Tabii ki bahsedilen dönem akıllı telefonun icadından çooook ama çooook önce. Eee n'apıyoduk ki biz o zaman? Hafif bir stres olduysanız, başlıyoruz...
Ne giymişler, ne yiyip içiyorlar, şu adam o kızın yanına olmuş mu hiç; aman yok kesin adamın parası vardır....
Tanıyıp tanımamanız önemli değil, efsane hikayelerle karşılaşma olasılığı çok yüksek.
Hatta önce sizin beklediğiniz kişi gelsin de rezil olmayayım ya da yalnız kalmayayım diye içten içe dualar edersiniz.
Tabi o zamanlar daha çok insan gazete okuduğu için sağda solda başka birisi okusun diye bırakılmış bir gazete bulabilirdiniz.
Aynı şeyi elinizle masa üzerinde de yapabilirsiniz. Hatta el-kol-bacak kordinasyonunuz iyiyse bayağı kombo yapabilirsiniz.
O sırada gelse çok tatlı olabilir; ama asla gelmez.
Tabii ki telefondan değil, her yerde duvar saati olduğu zamanlardan bahsediyorum.
Kalp atışlarınızın yavaşladığı bir evre... Hafif biz hipnoz...
Bu evrede her gelen geçeni ona benzetirsiniz
Bak şimdi mesela telefon olsaydı bu durum pek fark etmezdi. Çünkü neticede telefon kimseyi ışınlayamıyor. Eee facebook, twitter falan da bir yere kadar. Telefonun sonu da bu olabilirdi.
Büyük ihtimalle beklediğiniz kişi geldiğinde sizi böyle bulacaktır.