Üç yaz boyunca kendi yaptığı izmarit çaparilerini sattığını söyleyen Sabancı, Almanya’dan getirttiği Shakespeare marka oltaları da kaçak yollarla bavulda getirip sahilde satışa sunduğunu itiraf etti. Annesinin balkondan “Oğlum yemek hazır” diye seslenmemesi için onu susturduğunu anlatan Sabancı, “Pazarlık yaparlar diye evden olduğum belli olmasın istiyordum” sözleriyle dikkat çekti. En çarpıcı an ise bir müşterisiyle yaşadığı tahsilat hikayesi oldu.
Bir adamın aldığı ithal oltanın parasını hemen vermediğini söyleyen Sabancı, bu durumu babasına anlattığında aldığı tepkinin hayat dersine dönüştüğünü ifade etti. Babasının “Keşke parayı alsaydın” dediğini belirten Sabancı, bir hafta boyunca parasını alamamanın ve babasına mahcup olmanın kendisi için çok öğretici olduğunu söyledi.
Müşterinin bir hafta sonra parayı getirmesinin ise babasını şaşırttığını anlatan Sabancı, “Babam çok üzüldü adam parayı verdi diye. Neden? Çünkü benim için daha kötü bir ders olsa daha kalıcı bir ders olurdu gibi. Ama bu adam bana fırsatı verdi. Bir haftayı sıkıntılı geçirdim hakikaten; çünkü şimdi artık bir parayı alamamak var, bir de babama mahcup olmak var. Dolayısıyla bu fırsatı bana adam parayı geri getirerek verdi.” diyerek yaşadığı süreci anlattı.
Bugün hala geçim derdi yaşıyor. Bir türlü düze çıkamadı bu adam.