O zamanlar internet olmadığından televizyonda yayınlanan her şeyi ezberleyene kadar izliyorduk. Sizin favoriniz hangisiydi?
O zamanlar internet olmadığından televizyonda yayınlanan her şeyi ezberleyene kadar izliyorduk. Sizin favoriniz hangisiydi?
Bu filmin devamı da çekilmişti ama yine zeki çocukla salak kötü adamların filmiydi.
Dünyanın en zeki bebeği ve en salak suçlularının filmiydi. Kanallar ayda bir vermeye başlamıştı.
Bruce Willis'in saçlarının olduğu dönemler. Film 2-3-4-5 diye seriye bağladıkça adamın kafasında saç kalmadı.
Sharon Stone'un meşhur sahnesini televizyondan sansürsüz izlemiş şanlı nesil.
TGRT program bulamadıkça verirdi Tango'yu, verirdi Cash'i.
Yine uğruna uykusuz kalınıp sabah okulda 'Yılan adamı nasıl boğdu ama.' diye kritiği yapılan filmlerden.
Jim Carrey'nin olağanüstü mimikleri ve Cameron Diaz'ın güzelliğiyle süslediği dönemin en eğlenceli filmiydi. Ancak çizgi filminin yeri ayrı.
Sanki memlekette okyanus varmış gibi millet denizde yüzmeye korkar olmuştu bir dönem.
Tom Hardy mahallede kısa pantolonla gezerken filmin ilk versiyonu vardı. Başrolde de Mel Gibson.
Belki de komedi tarihinin en orijinal senaryolarından biriydi. Aslında yoğun kapitalizm eleştirisi de içeriyordu ama biz o dönemler pek bu yönünü görmedik sanki filmin.
Film öyle beğeni kazanmıştı ki Zıpçıktı diye yerli versiyonunu çekmişlerdi. Zor günlerdi...
90'lı yıllar fantastik senaryoların peş peşe çekildiği bir dönemdi. Bu filmlerden en dikkat çekeni Jumanji'yi kim unutabilir ki?
Yayınlandığı günün ertesinde okulda olay olurdu. Ağzından cuf cuf cuf sesi çıkararak robot gibi davranan öğrencileri falan hayal edin.
Yine seri halinde gösterilen filmlerdendi. O dönemler kahkaha tufanı yaratırdı. Belki şimdi izlesek o kadar gülmeyiz.
Evlat olsa sevilmez...
Yine dönemin 'ailece izlensin, biraz da komik olsun' tarzı Amerikan tipi aile filmlerindendi.
Dizi olarak çekilmiş Türk işi versiyonunda Cüneyt Arkın ve Küçük Onur oynamıştı. Bir nesli ninja olmaya, atlamaya hoplamaya özendirmiş yapımlardan.
90'ların çizgi film uyarlaması filmlerinden biriydi. Richie rolündeki sarı arkadaş Evde Tek Başına filminde de gösterdiği başarısıyla o dönemin aranan ismiydi. Sonra Küçük İbo gibi ortadan kayboldu.
Eddie Murphy'nin en acayip filmlerinden biriydi. Hep dalga geçilen, hor görülen değerli hocamızın kendi çalışmalarıyla zayıflayıp ortamlara yılan gibi akması duygusal Türk izleyicisini keyiflendiriyor, meşhur bar sahnesi de evde kahkaha tufanına sebep oluyordu.
Usta seslendirmeci Sezai Aydın sağolsun Türk izleyicisi için Sylvester Stallone'nin yeri çok ayrıdır. Aksiyon bazlı, seri halinde artık suyu çıkana kadar çektiği filmlerin yanında da bu filmin yeri ayrıdır. Ertesi gün insanlara gaza gelip bilek güreşi yaptıracak kadar etkileyici bir filmdi.
90'lı yıllar, Sylvester Stallone'nin 'Aksiyon, dövüş, itlik, serserilik nereye kadar?' diye düşünüp arada komedi filmi çektiği yıllardı. Bu film de eğlenceli ama yine de aksiyon sahneleri de olan hoş bir filmdi.
Polis akademisini şimdi türkiyede çeksen polisimizi aşalıyolaaaaağğ, şanlı polis teşkilatımıza hakaret ediyolaaaaaağğğ diye tepki gösterir salak kesim. Polis teşkilatı da çıkar filmi kınayan açıklama falan yapardı. Şimdi hayal ettim de bi gülme geldi :D :D
Tanrılar Çıldırmış olmalı <3
Rambo, Terminator, Cak noris :) bunlar yokmu. bide duyar kasayim niye Turk filmlerini koymadiniz ;)