Geleneksel film endüstrisinde 200 milyon dolarlık bir prodüksiyon, yıllar süren planlama aşamaları, binlerce kişilik teknik ekipler, devasa platolar ve aylar süren karmaşık post-prodüksiyon süreçleri anlamına gelir. Ancak The Dor Brothers'ın bu hamlesi, pahalı görsel efektlerin ve küresel pazarlama bütçelerinin yerini akıllı algoritmaların alabileceğini gösteriyor. Eğer bu iddia gerçek bir karşılık bulursa, sinema tarihinde çekim setlerinin, ışık ekiplerinin ve uzun montaj sürelerinin devre dışı kaldığı yeni bir dönemin kapıları aralanmış olacak.
Bu noktada karşımıza çıkan en kritik soru ise 'kalite' ve 'insani dokunuş' oluyor. Yapay zeka, büyüleyici görselleri ve karmaşık senaryoları inanılmaz bir hızla üretebilir, fakat sinema sanatı sadece teknik bir başarıdan ibaret değildir. İzleyiciyi koltuğuna bağlayan asıl unsur: karakterlerin derinliği, hikayenin duygusal yoğunluğu ve yönetmenin o eşsiz vizyonudur. Teknoloji her ne kadar kusursuz görüntüler yaratsa da bir oyuncunun bakışındaki ince hüznü veya bir senaryonun ruhunu aynı samimiyetle yansıtabilir mi?
👏👏👏 çok güzel olmuş, film sahnesi gibi gerçekten
oha
Sinemayı Hollywood filmlerinden ibaret sananlar için belki ama sinemanın özü duyguyu estetize etmek ve yabancısı olduğun hislere empati duymaktır