Araştırmacı Fowler, verilerin kullanıcı cihazlarına bulaşan fark edilmeyen zararlı yazılımlar aracılığıyla elde edilmiş olabileceğini belirtti; bu yazılımlar şifreleri çalabilir veya klavye vuruşlarını kaydedebilir.
Veri tabanı, mağdur ve kaynağa göre arama yapılabilecek şekilde düzenlenmişti. Fowler, verilerin bir siber suçluya mı yoksa başka bir araştırmacıya mı ait olduğunu kesin olarak tespit edemedi.
Kullanıcıları korumak için Fowler, veri tabanını barındıran hizmet sağlayıcısıyla iletişime geçerek erişimin kapatılmasını sağladı; sürecin yaklaşık bir ay sürdüğü ve birçok başvuru gerektiği bildirildi. Keeper Security’den Shane Barney, verilerin kaldırılmasının riskin tamamen ortadan kalktığı anlamına gelmediğini, çalınan şifrelerin hâlâ aktif olabileceğini vurguladı.
Fowler, kullanıcıların antivirüs kullanmasını, işletim sistemlerini güncel tutmasını ve yalnızca güvenilir kaynaklardan uygulama indirmesini önerdi. Uzmanlar ayrıca iki aşamalı doğrulama ve güçlü şifre kullanımının bu tür tehditlere karşı kritik olduğunu belirtiyor.