Transferi fark eder etmez harekete geçen Pamukoğlu, parayı gönderen kuyumcuya ulaştığında beklemediği bir cevapla karşılaştı: Firma, böyle bir işlem yapmadıklarını iddia ederek parayı kabul etmedi. Durumdan şüphelenen iş insanı 'kara para aklama' şüphesiyle polise ve bankasına başvurdu. Ancak emniyet güçlerinden 'yasa dışı bir durum yok', bankasından ise 'olağanüstü bir bulguya rastlanmadı' yanıtlarını alarak adeta bir çıkmaza girdi.
Yaşadığı süreci 'mesuliyet altındayım' sözleriyle özetleyen Pamukoğlu, paranın kaynağının tespit edilememesinin kendisi üzerinde büyük bir stres yarattığını belirtiyor. Bankanın genel merkezine ve güvenlik birimlerine yaptığı başvurulardan henüz net bir sonuç alamayan iş insanı, sahibi çıkmayan bu paranın bir 'emanet' olduğunu vurguluyor.
Hatalı bir işlem yapılmış olma ihtimali üzerinde duran Pamukoğlu, gerçek sahibine ulaşmak için bir haftalık bir bekleme süresi belirledi. Bu süre zarfında göndericiden bir dönüş gelmemesi durumunda, parayı şahsi hesabında tutmayacağını ifade etti. Pamukoğlu, sahibi bulunamayan 426 bin TL’yi öğrencilere burs olarak veya bir hayır kurumuna bağışlayarak bu belirsizliği sonlandırmayı planlıyor.